Yıllarca radyo istasyonlarında farklı işler yaptım ve her hafta aynı şeyi öğrendim. İş, zekice olan kısımda değil, yüzlerce küçük ayrıntıda. Uzun bir kaydın boşluklarını temizlemek. Mutfakta kaydedilmiş bir sesi, stüdyoda kaydedilmiş bir sesin yanında kulak tırmalamayacak hâle getirmek. Altına müzik döşemek, seviyeyi kontrol etmek, saat dolmadan yetiştirmek.
Kullandığım programlar bu iş için yapılmamıştı. Kimi müzik içindi, kimi film için, kimi de abonelik satmak için. Hepsi o küçük ayrıntıları olması gerekenden biraz daha zorlaştırıyordu. Yeterince yıl geçtikten sonra en kısa yol belli oldu, istediğim editörü kendim yazmak.
Yani Seston, bir yerlerde kullanıcısı olan bir ürün değil. Kendi işimi her hafta içinde yaptığım editör. Aksayan yerlerin düzelmesinin sebebi de bu, o aksaklıklar önce beni yoruyor. Para almak programı daha iyi yapmaz, sadece kimin kullanabileceğine karar vermek olurdu.